Install Steam
sign in
|
language
简体中文 (Simplified Chinese)
繁體中文 (Traditional Chinese)
日本語 (Japanese)
한국어 (Korean)
ไทย (Thai)
Български (Bulgarian)
Čeština (Czech)
Dansk (Danish)
Deutsch (German)
Español - España (Spanish - Spain)
Español - Latinoamérica (Spanish - Latin America)
Ελληνικά (Greek)
Français (French)
Italiano (Italian)
Bahasa Indonesia (Indonesian)
Magyar (Hungarian)
Nederlands (Dutch)
Norsk (Norwegian)
Polski (Polish)
Português (Portuguese - Portugal)
Português - Brasil (Portuguese - Brazil)
Română (Romanian)
Русский (Russian)
Suomi (Finnish)
Svenska (Swedish)
Türkçe (Turkish)
Tiếng Việt (Vietnamese)
Українська (Ukrainian)
Report a translation problem




Oyunun başlangıcı harika. Neden orada olduğunu bilmediğimiz bir Erzurum köyündeyiz. Köye o kadar çok meteor yağmış ki gökte kuzey ışıkları oluşmuş.
İmamın mezarını kazdığımız sahnede gözyaşlarımı tutamadım. RIP İmam FINK FENK
Yaşlı bir anadolu insanı olan Ziya ile karşılaştığımızda ne yapacağımı bilemedim. Çocukken ananemin köy evinde ne hissediyorsam aynısını hissettim. Nitekim sobayı yakmamıza rağmen oda ısınmıyordu. Karakterim donmaya başladı. Donmaya başladığını sol alttaki donma göstergesinden anlamak işten bile değildi.
Ziya beni ayılar hakkında uyarmıştı.
Karşımda bir boz ayı. Erzurum'dayız. Elimde bir pompalı. Ancak o normal bir ayı değil. TÜRK AYISI!
2. mrbeast
3. metin2
██░░░░░░░░░░░░░░░░░██
██░░░║║╔╗╗╔╔╗░╔╗░░░██
██░░░╠╣╔╣║║╠╝░╔╣░░░██
██░░░║║╚╝╚╝╚╝░╚╝░░░██
██░░░░░░░░░░░░░░░░░██
██░░░░╔╗╗╦╔╔╗╔╗╬░░░██
██░░░░╚╗║║║╠╝╠╝║░░░██
██░░░░╚╝╚╩╝╚╝╚╝╚░░░██
██░░░░░░░░░░░░░░░║░██
██░║║║╔╗╔╗║╔╔╗╔╗╔╣░██
██░║║║╠╝╠╝╠╣╠╝║║║║░██
██░╚╩╝╚╝╚╝║╚╚╝║║╚╝░██
██░░░░░░░░░░░░░░░░░██
█████████████████████